Kitap okumalarım
-
Bir insanı anlamak için ne kadar zaman gerekir? Bir ömrü anlamak içinse kaç saat? Haldun Taner’in On İkiye Bir Var kitabını okurken aklımdan geçen sorulardan biri buydu. Çünkü insan, zamanı ölçmeye başladığı günden beri aslında kendi sonunu da ölçüyor. Saatin kaç olduğunu öğreniyoruz, fakat ne zaman biteceğini bilmiyoruz. Belki de insanın bütün telaşı bundan. Haldun…
-
Açıkçası bu tarz kitapları okumayı çok sevmediğim için kitaba ilk başta çok önyargılıydım. İsmi de benim için bu önyargıyı pekiştiriyordu: “Kendini tüketmeden yaşa.” Saki elimizdeymiş gibi. Daha sonra kitabı okumaya başlayınca, ilk bölümü olan “İçimiz Hep Biraz Kalabalık”da önyargımda haklı olduğumu, düşünerek saçma bir keyif aldı beni. Sayfa otuz sekizde: “Sorulan kadar cevap ver. Açıklama…
-
Evet, ayracı kullanamadım. Çünkü çok hızlı bitti. Sosyal medya hesabını inceliyordum, kitabı okumaktan çok. Ahmet Batman’ın Çok Zamanımız Varmış Gibi kitabını okurken en çok zorlandığım şey, kitabın bana sürekli aynı şeyi başka cümlelerle anlatması oldu. Zaman geçiyor.Hayatı ertelememek gerekiyor.Çocukluğumuzu özlüyoruz.İnsan kendisini sevmeli.Kimse kimsenin hayatını kurtaramaz.Bazı insanlar geç anlaşılır. Bunların hiçbirinin yanlış olduğunu söyleyemem. Hatta bazıları…
-
Yiğit Aydın’ın Baş Belaları ve Başyapıtları, sanat tarihinin ezberlenmiş isimlerini yeniden anlatmaya çalışan, bunu yaparken de sanatçıların yalnızca eserlerine değil, karakterlerine, zaaflarına, ilişkilerine, tutkularına ve çelişkilerine odaklanan bir kitap. Leonardo da Vinci, Michelangelo, Raphael, Bosch, Rembrandt, Goya, Van Gogh, Picasso, Salvador Dalí ve Frida Kahlo gibi sanat tarihinin en güçlü isimlerini bir araya getiren çalışma,…
