Roman

  • Türk edebiyatının toplumcu gerçekçi çizgideki en sarsıcı eserlerinden biri olan Yılkı Atı, Abbas Sayar’ın usta kalemiyle Orta Anadolu’nun sert coğrafyasını, yoksulluğu ve insan-doğa-hayvan üçgenindeki acımasız dengeleri gözler önüne serer. Roman; yaşlandığı ve artık işe yaramadığı düşünülen Dorukoca adlı atın, kış kapıya dayanırken sahipleri tarafından doğaya (“yılkıya”) salınmasıyla başlar ve bu asil hayvanın hayatta kalma mücadelesini…

    Read more →

  • Georgi Gospodinov’un Bahçıvan ve Ölüm’ü, popülerliğinin yarattığı merakla elime aldığım ancak kapak kapandığında zihnimde çok net iki ayrı parçaya bölünen bir metin oldu. Öyle ki, kitabı babanın öldüğü yere kadar olan kısım ve sonrası diye ikiye ayırmak kaçınılmaz hale geliyor. Metnin ilk yarısı; hastalığın adım adım ilerleyişi, hastane koridorlarının o kendine has çaresizliği ve babanın…

    Read more →

  • Hüseyin Rahmi Gürpınar, Meyhanede Hanımlarda bir meyhanenin gürültüsünden çok daha fazlasını anlatıyor. İçki içen kadınların etrafında başlayan konuşmalar; kadın-erkek ilişkilerine, toplumun ahlak anlayışına, özgürlüğe, baskıya ve değişen zamana doğru genişliyor. Fakat Gürpınar bütün bunları ağır bir fikir metni gibi değil, mizahın ve taşkınlığın içine saklayarak anlatıyor. Daha ilk sayfalarda bile içki yasağı üzerinden dönemin zihniyetiyle…

    Read more →