Okuduğum kitaplar
-
Ölüm üzerine yazılmış olması kitabı felsefi yapmaya yetmiyor. Hastalık üzerine yazılmış olması da onu edebiyata dönüştürmüyor. Ölüm Denizinde Yüzmek benim için tam olarak bu noktada sorunlu bir kitap oldu. David Rieff, annesi Susan Sontag’ın hastalığını ve ölüme doğru giden sürecini anlatıyor. Bir annenin ağır hastalığına tanıklık etmek, onun ölüm ihtimalini bilerek yanında olmak elbette sarsıcı…
-
Ahmet Rasim’in Geceler’ini okurken başta neyle karşılaşacağımı pek bilmiyordum. Fakat birkaç sayfa sonra kitabın geceyi anlatmaktan çok başka bir şey yaptığını fark ettim. Gece, burada sanki insanın kendisinden kaçamadığı bir zamana dönüşüyor. Bir yerde denize, gökyüzüne, havaya bakıyor; başka bir yerde birden çocukluğunun içine düşüyor. Darüşşafaka’daki günleri, annesinden ayrılışı, o zamanki korkuları, yıllar sonra dönüp…
-
Bir insanı anlamak için ne kadar zaman gerekir? Bir ömrü anlamak içinse kaç saat? Haldun Taner’in On İkiye Bir Var kitabını okurken aklımdan geçen sorulardan biri buydu. Çünkü insan, zamanı ölçmeye başladığı günden beri aslında kendi sonunu da ölçüyor. Saatin kaç olduğunu öğreniyoruz, fakat ne zaman biteceğini bilmiyoruz. Belki de insanın bütün telaşı bundan. Haldun…
